Diyet Neden Pazartesi Başlayıp Salı Biter? Sürdürülebilir Zayıflamanın 5 Altın Kuralı

Herkesin hayatında en az bir kez kurduğu o cümleyi biliyoruz: "Pazartesi diyete başlıyorum!" Ancak istatistikler gösteriyor ki, büyük hevesle başlayan bu süreçlerin çoğu daha Çarşamba gününü göremeden sonlanıyor. Peki ama neden? Nerede hata yapıyoruz?


Neden Diyet Yapamıyoruz?

Genelde danışanlarımda da, sosyal medyadan bana ulaşan takipçilerimde de gördüğüm ortak bir sorun var: "Ya hep ya hiç" mantığı.

Diyeti bir "ceza", yemek yemeyi ise bir "ödül" olarak kodladığımız sürece başarısızlık kaçınılmaz oluyor. Çoğu kişi diyeti, belirli bir süre dişini sıkıp, sonra eski yeme alışkanlıklarına döneceği geçici bir dönem olarak görüyor. Oysa vücudumuz bir makine değil, biyolojik bir saattir. Aşırı kısıtlayıcı listeler, sadece marul ve haşlanmış tavukla geçen günler, psikolojik olarak bir "yoksunluk" hissi yaratır. Bu his de maalesef ilk tatlı krizinde iradenin kırılmasına ve verilen kiloların fazlasıyla geri alınmasına (yo-yo etkisi) neden olur.


Kalıcı Kilo Vermenin 5 Püf Noktası

Bir diyetisyen olarak size dürüstçe söyleyebilirim ki; sizi zayıflatan şey bir günde yediğiniz "mucizevi" bir ot veya içtiğiniz detoks suyu değildir. Sizi hedefe götürecek olan tek şey, vazgeçmeden sürdürdüğünüz küçük ama etkili alışkanlıklardır.

İşte diyetinizi yarıda bırakmanızı engelleyecek, Sivas'tan Almanya'ya kadar binlerce danışanımda uyguladığım ve başarıya ulaşan 5 altın kural:


1. "Yasak" Kelimesini Lügatinizden Çıkarın

Beynimiz yasaklara odaklanmaya programlıdır. "Ekmek yemek yasak" dediğiniz an, canınız sadece ekmek ister. Sürdürülebilir bir beslenme programında yasak yoktur, porsiyon kontrolü vardır. Sevdiğiniz yiyecekleri tamamen hayatınızdan çıkarmak yerine, onları doğru zamanda ve doğru miktarda tüketmeyi öğrenmelisiniz. Haftada bir öğün kendinizi ödüllendirmek, diyeti bozmak demek değildir.


2. Aç Kalarak Değil, Doyarak Zayıflayın

Kilo vermenin en büyük efsanesi "aç kalmak"tır. Oysa vücudunuzu aç bıraktığınızda metabolizmanız kıtlık moduna girer, kendini korumaya alır ve yağ yakımını yavaşlatır. Doğru ara öğünlerle kan şekerinizi dengelemek, bir sonraki öğüne saldırmanızı engeller. Açlık hissetmeden zayıflamak mümkündür.


3. Su Tüketimi

Bazen beyin, açlık sinyalleri ile susuzluk sinyallerini karıştırır. Canınız tatlı veya atıştırmalık istediğinde önce büyük bir bardak su için. Günlük 2.5 - 3 litre su tüketimi, hem vücuttaki ödemi atmanıza yardımcı olur hem de metabolizma hızınızı %20-30 oranında artırır.


4. Tek Başınıza Mücadele Etmeyin (Online Diyet Desteği)

Diyet sürecinin en zor kısmı teknik bilgi değil, motivasyonu korumaktır. İlk hafta her şey yolunda giderken, ikinci hafta tartıda duraksama olduğunda (plato dönemi) veya sosyal bir ortamda diyeti bozduğunuzda pes edebilirsiniz. İşte bu noktada bir uzmanın "dış göz" olarak sizi takip etmesi, yolculuğun kaderini değiştirir.

Eğer Sivas'ta yaşamıyorsanız veya yoğun iş temponuz yüzünden kliniğe gelmeye vaktiniz yoksa, teknolojinin gücünü kullanabilirsiniz.

Geliştirdiğim Online Diyet sistemi sayesinde, dünyanın neresinde olursanız olun yanınızdayım. Bu sistemde sadece elinize bir liste verip sizi yalnız bırakmıyorum;


  • WhatsApp üzerinden öğünlerinizi/tabaklarınızı kontrol ediyorum,
  • Kaçamak yaptığınızda bir sonraki öğünde nasıl dengeleyeceğinizi öğretiyorum,
  • Motivasyonunuz düştüğünde sizi tekrar ayağa kaldırıyorum.

Mesafeler bahane değil! Buraya tıklayarak Online Diyet programımı inceleyebilir ve hayalinizdeki değişimi ertelemeyi bırakabilirsiniz.


5. Mükemmel Olmaya Çalışmayın

Bir öğünde ipin ucunu kaçırdınız mı? "Battı balık yan gider" diyip diyeti o gün tamamen bozmayın. Mükemmel diyet yoktur, sürdürülebilir diyet vardır. Bir sonraki öğünde daha hafif ve sebze ağırlıklı beslenerek telafi edin. Unutmayın, diyet bir sınav değil, bir yaşam tarzı yolculuğudur.

Sağlıklı ve fit günler dilerim!

Dyt. Burak Ceylan Sivas & Online Beslenme Danışmanı